Sağlık davranışı kazanmak bir şeydir; onu tökezleme anlarında koruyabilmek bambaşka bir şeydir. Ayak kayması bir öğrenme kazasıdır; asıl felaket suçluluk krizine ve kontrolsüzlüğe teslim olmaktır.
İçindekiler
- 1. Ortak Düşman: Geri Düşüş (Relapse)
- 2. Perhiz İhlali Etkisi (AVE)
- 3. Kısır Döngü ve Önleme Dinamikleri
- 4. Geri Düşüşün Anatomisi ve Tetikleyiciler
1. Ortak Düşman: Geri Düşüş (Relapse)
Tüm modellerin kesiştiği ortak bir soru var: İnsanlar kazandıkları sağlıklı davranışı neden ve nasıl kaybediyor?
Geri Düşüş, bir insanın yeni edindiği sağlıklı alışkanlığı (sigarayı bırakmak, düzenli spor, sağlıklı beslenme…) aniden kesip, o eski konforlu ve tehlikeli riskli davranışına kalıcı olarak geri dönmesidir.
Sağlık psikolojisi modellerinin en çok zorlandığı, çünkü insan iradesinin en irrasyonel ve kaotik olduğu yer tam burasıdır. Bir modeli gerçekçi yapan şey, insanı sadece hedefe taşırken değil; düştüğünde sistemin bunu nasıl modellediğidir.
Sağlık davranışı kazanmak bir şeydir, onu korumak bambaşka bir şeydir. Kullanılan bozukluk modeline göre Geri Düşüş kavramının anlamı kökten değişir:
- 1 yudum alkol bazı modellere göre tam bir geri düşüştür.
- Bazı modellere göre ise sadece bir ayak kayması / denge kaybıdır.
Hastalık Modeli vs. Sosyal-Bilişsel Model
- Hastalık Modeli (AA / Anonim Alkolikler): Sadece iki durum tanır: Tamamen perhiz (abstinans1) veya Geri düşmüş. Tek bir kadeh şarap, “tedavi çöktü, hasta başa döndü” sayılarak tam bir felaket olarak kodlanır:
- Sosyal-Bilişsel Model (Marlatt & Gordon, 1985): Süreci detaylandırır. Tek bir hata veya kaçamak (Lapse / Ayak kayması), öğrenme sürecinin normal bir parçasıdır ve henüz gerçek anlamda kalıcı bir Geri Düşüş (Relapse) sayılmaz.
Sosyal-bilişsel perspektif temsilcileri, alkolizmin katı bir hastalık olduğu dogmasının kişinin sadece sorumluluğunu değil, aynı zamanda kontrolünü de elinden aldığını savunur.
- yüzyıl başında popüler olan ahlaki model bağımlıları iradesiz ve karakter zayıfı sayıyordu. 1960’ta Jellinek bağımlılığı bir hastalık olarak tanımlayınca iradesizlik damgası silinerek geçici bir rahatlama sağlandı. Ancak katı hastalık modeli kontrolü tamamen bireyin elinden alarak yeni bir açmaz doğurdu.
2. Perhiz İhlali Etkisi (AVE)
Marlatt ve Gordon (1985) tarafından tanımlanan AVE (Abstinence Violation Effect / Abstinanz-Verletzungs-Effekt) 2, perhizde olan bir kişinin küçük bir kaymadan (Lapse) sonra kendini ağır bir suçluluk ve utanç içinde hissetmesi ve bunun nedenini içsel, değişmez ve genel nedenlere atfetmesidir (nedensel atıf kuramı3):
Bu iki atıf tam olarak geri düşüş olasılığını patlatır:
- Kişi bu yoğun olumsuz duygulardan kaçmak için yeniden maddeye sığınır (kısırdöngü).
- Bu olumsuz atıf doğrudan kontrol kaybına yol açar: İnsanlar başından beri kontrol edilemez olduğuna inandıkları bir şeyi kontrol etmeye çalışmayı bırakırlar (“Zaten artık değiştiremem, battı balık yan gider!“).
3. Kısır Döngü ve Önleme Dinamikleri
Özet ve Kognitif Yeniden Yapılandırma
Tek bir hatadan sonra beynimizin bize oynadığı “Battı balık yan gider” oyununun arkasındaki bilimsel mekanizma tam olarak budur. Hastalık modelinin o katı ve dogmatik “Tek yudum içersen yandın” bakış açısı, aslında AVE’yi bizzat kendi elleriyle besleyen ve insanı bilerek tam bir geri düşüşe sürükleyen tehlikeli bir kehanete dönüşür. Kontrolün kendisinde olmadığına ve hiçbir zaman olamayacağına inanan biri zaten davranışı kontrol etmeyi bırakır. Tökezlemek normaldir. Hatayı bir hastalık patlaması olarak değil de, kognitif yeniden yapılandırma[^kognitif-yeniden-yapilandirma] ile bir öğrenme kazası olarak yorumlamak hem kısırdöngüyü kırmak hem de tam teşekküllü bir geri düşüş yaşamamak için en rasyonel yoldur.
4. Geri Düşüşün Anatomisi ve Tetikleyiciler
Bağımlılık genetik bir ceza değil; yanlış öğrenilmiş bir alışkanlıktır. Ve her alışkanlık gibi, doğru stratejiyle dönüştürülebilir.
Marlatt diyor ki: “Seni geriye düşüren şey zayıf karakterin değil, karşına çıkan “Yüksek Risk Durumu” (Hochrisikosituation) karşısında verdiğin tepkidir.”
Bağımlılık öğrenilmiş bir davranışsa, yine bir öğrenme süreciyle değiştirilebilir. Kişi, kendi içme/kullanma davranışının koşullarını tanımayı ve bunlarla baş etmeyi öğrenir.
Marlatt, insanı o eski alışkanlığına döndüren tetikleyicileri (yüksek risk durumları4) iki ana gruba ayırır:
A) İçsel Tetikleyiciler
- Negatif Duygusal Durumlar: Kaygı, öfke, depresiflik, can sıkıntısı (en çok kurbanı bu grup alır).
- Pozitif Duygular & İrade Testi: Aşırı neşeliyken “Ulan bir kadehten ne çıkar?”
B) Sosyal Tetikleyiciler
- Sosyal Baskı: Ortamdaki herkesin yoğun şekilde içiyor oluşu.
- Kişilerarası Çatışmalar: Aile içi olaylar, bitmeyen tartışmalar, ilişkisel çatışmalar.
Görünüşte Alakasız Kararlar (AIDs5) Bir bağımlı, bilinci açıkken doğrudan gidip o maddeyi almaz; ama beyni ona görünüşte çok mantıklı ve bağımlılıkla alakasız kararlar aldırır: Örnek: Alkolü bırakan birinin
Meta-analizler Marlatt’ın modeline dayanan terapilerin özellikle alkol ve çoklu madde bağımlılıklarında çok iyi çalıştığını, hastaların iyilik halini yükselttiğini gösteriyor. (Sigara bırakma ve kokain senaryolarında etkisi biraz daha zayıftır; model ayrıca depresyon, panik atak ve obezite klinik tablolarında da uygulanmaktadır).
Modeli eleştirenler (Longabaugh ve ark. 1996) unsurların çok katı ve hiyerarşik sıralandığını söylüyordu. Witkiewitz ve Marlatt (2004) modeli güncelleyerek bu hiyerarşiyi kaldırdı. Yeni dinamik modelde her şey birbiriyle anlık etkileşimdedir: Krizi yönetme şeklin madde kullanımını, madde kullanımın da bir sonraki kriz yönetimini anlık olarak değiştirir.
Kaynaklar
- Marlatt, G. A., & Gordon, J. R. (Eds.). (1985). Relapse prevention: Maintenance strategies in the treatment of addictive behaviors. Guilford Press. https://doi.org/10.1037/026217
- Weiner, B. (1985). An attributional theory of achievement motivation and emotion. Psychological Review, 92(4), 548–573. https://doi.org/10.1037/0033-295X.92.4.548
- Witkiewitz, K., & Marlatt, G. A. (2004). Relapse prevention for alcohol and drug problems: That was Zen, this is Tao. American Psychologist, 59(4), 224–235. https://doi.org/10.1037/0003-066X.59.4.224
Footnotes
-
Abstinans / Perhiz (Abstinence): Bağımlılık yaratan bir maddeden veya riskli davranıştan tamamen uzak durma ve sıfır tüketim durumu. ↩
-
Abstinans İhlal Etkisi (AVE / Abstinence Violation Effect): Tek bir küçük kaçamağın (lapse) bireyde yarattığı “Madem kural bozuldu, battı balık yan gider” yıkımı ve kontrol kaybı krizidir. ↩
-
Nedensel Atıf Kuramı (Attribution Theory): Bireyin bir başarısızlığı içsel, kalıcı ve kontrol edilemez nedenlere (örn. “ben iradesizim”) bağlayarak çaresizliği pekiştirmesi bilişsel mekanizması. ↩
-
Yüksek Risk Durumları (High-Risk Situations): Olumsuz duygulanım, sosyal baskı ve çatışma anlarında bireyin öz-denetim kapasitesini en çok zorlayan ve nüksü tetikleyen kritik eşikler. ↩
-
Görünüşte Alakasız Kararlar (Apparently Irrelevant Decisions - AIDs): Bireyin bilinçdışı olarak ayartıcı ortama girmeyi hedefleyen ama bilince “masum bir tesadüf” gibi sunduğu küçük rota seçimleri zinciri. ↩